Geçen hafta sonu hem Ak Parti içinden, hem cemaat içinden malumatları olan yazar bir aÄŸabeyimizle okurları olarak sohbetteydik. Sohbet döndü dolaÅŸtı son günlerin polemiÄŸi dershanelerin kapatılma mevzuna geldi. Yazar aÄŸabeyimizden düÅŸüncelerini sorduk. Elbette bir çok açıdan olayı ele aldı. Benim en çok ilgimi çeken ve öyle de olmasını düÅŸündüÄŸüm bir konuyu takriben ÅŸu cümlelerle ifade etti: " Dershanelerin kapatılması konusu iki yönden ele alınmalı; birincisi eÄŸitim ve eÄŸitim sistemi açısından, ikincisi siyasi açıdan." Ve ÅŸöyle bir açıklama da ilave etti; " Ben konunun eÄŸitim ve eÄŸitim sistemi açısından ele alınmasını arzu ederdim ancak ÅŸuan tamamen siyasi olarak tartışılıyor." Evet, yazar aÄŸabeyimizin de belirttiÄŸi gibi dershanelerin kapatılma konusu bugün bir güç mücadelesi çatışmasına dönmüÅŸ vaziyette. Milli eÄŸitim sistemimizdeki on yıllardır süre gelen kalitesiz eÄŸitimin ve sosyal olarak da laik eÄŸitim sisteminin bir tezahürü ve sonucu olarak ortaya çıktı dershaneler. Haklarını teslim etmek lazım. Uzun yıllar eÄŸitimdeki eÄŸitimsizlik açığını doldurmaya çalıştı ve büyük oranda baÅŸarılı da oldu. Sosyal yönden ise; dini ve milli hassasiyetlere sahip çıkması ve öÄŸrencilerine bu yönde aÄŸabeylik ve ablalık yapmalarıyla çok büyük hizmetler sundular. Ayrıca Ak parti hükümetinin aldığı oylarda ve ortaya koyduÄŸu baÅŸarılı politika ve hizmetlerde emekleri de yadsınamaz.. Peki ne oldu da siyasi mücadeleye giriÅŸtiler? Herkes bilir ki siyaset güç demektir. Gücü elinde bulundurmak ve o gücü kullanmak. Aslında ister millete hizmet için, ister kiÅŸisel, ailesel yada grupsal menfaatlerde kullanmak için olsun, sonuçta siyaset gücü yönetmeyi ele geçirmek içindir. Ak Parti hükümetine kadar olan cumhuriyet tarihimiz boyunca siyasi güç kemalist zihniyet çatısı altında ve bu çatı altındaki farklı gruplar arasında paylaÅŸtırılarak hep ülke dışından yönetildi. Her ne kadar cumhuriyet ve demokrasi kelimeleri havada uçuÅŸsa da ülke asker dipçiÄŸinin ucunda, asker postalının altında, askeri vesayet ile yönetildi. AK Parti hükümetleri iktidara geldiÄŸi günden beri " karar da söz de milletindir" diyerek ülke üzerinde ki bütün vesayetleri kaldırma mücadelesi verdi. Ak parti iktidarının kararlılığı ve BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın liderliÄŸinde milletle birlikte verilen bu mücadelede ülke üzerindeki vesayetler tek tek kalkmaya baÅŸladı. DoÄŸal olarak bu vesayetlerle ülkeyi dışarıdan yönetenlerin egemenliÄŸinin de sonu geliyordu. Derken aslında ucu bir kaç yıl öncelere dayanan ama çatışmanın ayyuka çıkışı olan dershanelerin kapatılma meselesi çıktı ortaya. Ne olmuÅŸtu da Ak Particilikle anılan ve suçlanan cemaat; cemaatçilikle anılan ve suçlanan Ak Parti bunca yıllık yolculuktan sonra karşı karşıya gelmiÅŸti? Kısaca geçmiÅŸe bazı baÅŸlıklarla bakalım; deÄŸiÅŸen bir çok Milli EÄŸitim Bakanına raÄŸmen istenilen düzeye ulaÅŸamayan Milli EÄŸitim, KPSS de kopya skandalı, ÅŸaibeli bir çok suçlamaya maruz kalan ÖSYM, Emniyetteki kadrolaÅŸma, 12 Eylül 2010 referandumu, HSYK' nın yapısının deÄŸiÅŸmesi, çözüm süreci, sızan Oslo görüÅŸmeleri, Mavi Marmara trajedisi, Ergenekon davası, özel yetkili mahkemeler ve savcıların tartışılması, Mit müsteÅŸarı ve Milli İstihbarat TeÅŸkilatı üzerindeki tartışmalar vs.. Åžimdi yukarıda bazılarını sıraladığım baÅŸlıkların yaÅŸandığı günleri aklınıza getirin.Sanıyor musunuz ki cemaat tüm bu tartışmaların dışında!. Bilakis tam ortasında.. Åžunun açıkça görülmesi yada görülüyorsa itiraf edilmesi gerekiyor ki; cemaat yada cemaatin içinden bir kesim siyaset dışı yollarla, millet onayından geçmeyen yöntemlerle, milletin gücü ve iradeyi teslim ettiÄŸi siyasi iradenin gücünü paylaÅŸmak, hatta iktidar üzerinde vesayet kurmak istiyorlar. Askeri vesayetten boÅŸalan, vesayet koltuÄŸunun taliplileri arasında en güçlü olarak yerini aldı. Fakat belki hesap edilmeyen, belki zorlanan bir ÅŸey var; o da BaÅŸbakan ErdoÄŸan. Recep Tayyip ErdoÄŸan bu milletin üzerindeki vesayetleri kaldırmak ve milletin üzerinde güç tanımamak, milletin üzerinde kimsenin vesayet kurmasına izin vermemek üzere söz verdi. Bilen bilir ki; BaÅŸbakan tutamayacağı sözü vermez, verdiÄŸi sözü tutar!..
Gelelim konunun esas boyutu olan eÄŸitim ve eÄŸitim sistemi boyutuna.. Biraz geriye gidip gazete ve televizyon arÅŸivlerine bakıldığında BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın dershaneler konusunu bugün gündeme getirmediÄŸini, daha önce de bu konuda hem kendinin hem milletin rahatsızlıklarını açıkladığı görülecektir.. İki sene evvel ise dershanelerin kapatılacağını, bu sistemin böyle devam edemeyeceÄŸini, milli eÄŸitime alternatif bir eÄŸitim sistemi haline gelmesine izin verilmeyeceÄŸini, dershanelerin ya özel okula dönüÅŸmelerini yada kapatılacağını bu yüzden hazırlık yapmalarını söylemiÅŸti. Bugün gelinen nokta da anlaşılıyor ki dershane yöneticileri BaÅŸbakanı ciddiye almayıp, bir ÅŸekilde vazgeçirilir düÅŸüncesiyle hiç bir hazırlık yapmamışlar ve bugün konunun ciddiyeti karşısında hazırlıksız kalmışlardır. Sosyal bir devlet olarak ve eÄŸitimi milli bir hizmet olarak ele alan devletimiz milletin eÄŸitim ihtiyaçlarını karşılamak ve gerekli müfredatı oluÅŸturma vazifesini üstlenmiÅŸtir. Mevcut yada deÄŸiÅŸtirilen eÄŸitim modelleri ve müfredatlar elbette tartışılabilir, tartışılıyor da.. Milli EÄŸitim ile dershaneler arasındaki alternatif eÄŸitim modeli olma ayrılığı da müfredatta ortaya çıkıyor. Yıllarca okulda okuyan bir öÄŸrenci eÄŸitim hayatı boyunca ve eÄŸitim hayatı sonunda birçok sınava giriyor; doÄŸal olarak bu sınavları öÄŸrendikleri ile verebilmeli. Milli EÄŸitim’in fiziki ve çeÅŸitli yetersizliklerinden dolayı bu hizmetleri yeterli verememesi ile dershaneler destek amaçlı ortaya çıkmıştı.. ÖÄŸrencilerin eksik noktalarını fazla derslerle gidermek için. Ancak bugün gelinen nokta da dershaneler yayıldı, güçlendi ve cemaatin siyasi bazı güçler de kullanmasıyla artık devletin açtığı sınavlar dahi Milli EÄŸitim müfredatına göre deÄŸil, dershane müfredatı ve modeline göre ayarlanır oldu. Milli EÄŸitim güç kaybederken, öÄŸrencilerin ve ailelerin okullara güveni ve önemsemesi azalırken; gelinen nokta da artık dershaneler olmazsa olmaz görülmeye baÅŸlanmıştır. Bu da cemaat lehine ortaya büyük bir maddi ve insani potansiyel çıkartmıştır. Dershaneler üzerinden dönen paralar ve dershanelerde ÅŸekillendirilerek, yönlendirilen insan gücü artarak hem devlet içinde hem özel sektörde büyük bir güç oldu. İşte bu gücü cemaat içinde devlete karşı, hükümete karşı kullanmak isteyenler var. Millet için, devlet için yapılan hizmete kimsenin diyeceÄŸi olamaz, ki zaten cemaat bu teveccühle bu kadar büyümüÅŸtür. Ancak mevcut gücü millete ve devlete karşı kullanmaya çalışmak, kendi varlığını vesayet kurmak için kullanmak yada kullandırmak cemaat için yapabileceÄŸi en büyük yanlıştır. Bu duruÅŸun milletin ekseriyeti tarafından destek görmeyeceÄŸi de aÅŸikardır. Dershanelerin baÅŸarılı ve maddi durumu olmayan çocukları da okutuyoruz deyiminin realitesini yitirdiÄŸini artık herkes biliyor. Evet, bir zamanlar cemaat bu konuda hizmet ediyordu ama artık parası olmayanın dershanelerde okuması, para kazandırmayanın cemaatin aktif hizmet verdiÄŸi alanlara girmesi mümkün gözükmemektedir. Maalesef cemaat milletin dualarla, maddi manevi destekleriyle verdiÄŸi hizmeti aÅŸmıştır. Artık cemaat içinden bazıları hizmet etmekten sıkılmış olmalı ki artık yöneten olmak uÄŸraşına düÅŸmüÅŸlerdir. Fethullah Gülen Hoca efendi'nin bu konu üzerinden yıpratılmaya çalışılmasını elbette tasvip etmeyiz. Ancak cemaat içinden birilerini yada bazı grupların hizmete hizmet etmedikleri ortada. Cemaat öncelikle ortaya kendi içinde bir irade koyarak, kendi içindeki hizmetin dışına çıkanları ayıklamak durumundadır. Aksi taktirde milletin teveccühüyle bugünlere gelen cemaat, milletin hüzün yanı olacaktır. Dershanelerin varlığının medyada kopartılan yaygara kadar millet nezdinde desteÄŸi yoktur. Cemaatte akl-ı selim olanlar bu gerçeÄŸi artık görmek ve hizmet ehline yakışmayan bu çatışmacı, kardeÅŸi kardeÅŸe kine sevk eden bu güç mücadelesinden vazgeçirmek durumundadırlar. Ayrıca bilen biliyor ki hükümetin yapmak istediÄŸi eÄŸitim reformlarının önünde en büyük engel, kapalı kapılar ardında önünü tıkayan maalesef cemaatin parti içindeki, bürokrasi ve milli eÄŸitim içindeki kadroları olmuÅŸtur. Bu duruÅŸ hizmetin ruhuna yakışmayan, milletin geleceÄŸini hiçe sayan; milletin geleceÄŸini, varlığını, cemaatin bugünkü varlığını heba eden bir duruÅŸtur. Dershanelerin kapatılması üzerinden yürütülen mücadelede cemaatin aÄŸabeyleri ve ablaları ile Ak Parti'nin seçmeni ileri düzeyde köprüleri atıcı, yarın birbirinin yüzüne bakamayacak söylemde bulunmaktan kaçınmalıdırlar. AÄŸabeyler ve ablalar, aÄŸabeylik ve ablalıklarına yakışır duruÅŸ ve söylemde olarak hizmetin örnek ruhunu korumalılar..
Fitneye fırsat vermemelidirler. Peygamber Efendimizin (s.a.v) ahlakı üzere olmak zorundayız; Bir topluluÄŸun lideri, o topluluÄŸa en çok hizmet edendir..
In E-Sim we have a huge, living world, which is a mirror copy of the Earth.
Well, maybe not completely mirrored, because the balance of power in this virtual world looks a bit
different than in real life. In E-Sim, USA does not have to be a world superpower, It can be
efficiently
managed as a much smaller country that has entrepreneurial citizens that support it's foundation.
Everything depends on the players themselves and how they decide to shape the political map of the
game.
Work for the good of your country and
see it rise to an empire.
Activities in this game are divided into several modules.
First is the economy as a citizen in a country of your choice you must work to earn money, which you
will get to spend for example, on food or purchase of weapons which are critical for your progress
as a fighter.
You will work in either private companies which are owned by players or government companies which
are owned by the state.
After progressing in the game you will finally get the opportunity to set up your
own business and hire other players. If it prospers, we can even change it into a joint-stock
company and enter the stock market and get even more money in this way.
In E-Sim, international wars are nothing out of the ordinary.
"E-Sim is one of the most unique browser games out there"
Become an influential politician.
The second module is a politics. Just like in real life politics
in E-Sim are an extremely powerful tool that can be used for your own purposes.
From time to time there are elections in the game in which you will not only vote, but also have the ability
to run for the head of the party you're in.
You can also apply for congress, where once elected you will be given the right to vote on laws
proposed by your fellow congress members or your president and propose laws yourself.
Voting on laws is important for your country as it can shape the lives of those around you.
You can also try to become the head of a given party, and even take part in presidential
elections and decide on the shape of the foreign policy of a given state
(for example, who to declare war on).
Career in politics is obviously not easy and in order to succeed in it, you have to have
a good plan and compete for the votes of voters.
You can go bankrupt or become a rich man while playing the stock market.
The international war.
The last and probably the most important module is military.
In E-Sim, countries are constantly fighting each other for control
over territories which in return grant them access to more valuable raw materials.
For this purpose, they form alliances, they fight international wars, but they also have
to deal with, for example, uprisings in conquered countries or civil wars, which may explode on
their territory.
You can also take part in these clashes, although you are also given the opportunity to lead a life
as a pacifist
who focuses on other activities in the game (for example, running a successful newspaper or selling
products).
At the auction you can sell or buy your dream inventory.
E-Sim is a unique browser game.
It's creators ensured realistic representation of the mechanisms present
in the real world and gave all power to the players who shape the image of the virtual Earth
according to their own.
So come and join them and help your country achieve its full potential.
Invest, produce and sell - be an entrepreneur in E-Sim.
Take part in numerous events for the E-Sim community.