Login:
Password:

Forgot password Register

Article


6
   
Report


Sultan Mahmut kıyafet deÄŸiÅŸtirip, beraberinde sadrazam ve birkaç muhafız ile halkı teftiÅŸe çıkmış. Dolaşırken bir kahvehaneye girip oturmuÅŸlar. Bakmışlar müÅŸteriler kahvehaneciye seslenip duruyor: "Tıkandı Baba, çay getir"; "Tıkandı Baba kahve getir". Tıkandı Baba lakabı Sultan Mahmut'a ilginç gelmiÅŸ. Merak edip kahvehaneciyi çağırmış. Kahvehaneci gelince:
- Baba sana neden "Tıkandı Baba" derler? Hele otur da anlat, demiş.
Tıkandı Baba başlamış anlatmaya:
- Ben bir gece, bir rüya gördüm. Rüyamda tanıdığım tüm insanların bir çeÅŸmesi vardı ve hepsinin çeÅŸmesinden oluk oluk su akıyordu. Benim de bir çeÅŸmem vardı fakat benim çeÅŸmemdeki su ip gibi akıyordu. Sonra ben; "KeÅŸke benim çeÅŸmem de onlarınki kadar aksa" diye içimden geçirdim. Sonra yerden bir çomak alıp suyun geldiÄŸi oluÄŸu dürtmeye baÅŸladım. Ben oluÄŸu dürterken çomak kırıldı ve ip gibi akan suyum damlamaya baÅŸladı. Bu sefer ben; "KeÅŸke çeÅŸmem diÄŸerlerininki kadar olmasa da, bari eskisi kadar aksa" diye içimden geçirdim ve oluÄŸu kurcalamaya devam ettim. Ben uÄŸraşırken suyun geldiÄŸi oluk tamamen kırıldı. Az önce damlayan suyum, tamamen kesildi. Ben yine uÄŸraÅŸmaya devam ediyordum ki, o sırada Cebrail göründü; "Tıkandı, baba! Artık uÄŸraÅŸma!" dedi. O gün bu gündür bu rüyamı kime anlattıysam adım Tıkandı Baba'ya çıktı. Hangi iÅŸe elimi attıysam olmadı. Åžimdi de burada çaycılık yapıp zar zor geçinmeye çalışıyorum.
Tıkandı baba'nın anlattıklarından etkilenen Sultan Mahmut, muhafızlarına; "Bundan sonra her gün bu adama bir tepsi baklava getirin; her baklava diliminin altına da bir altın koyun." diye emir vermiÅŸ. Hemen ertesi gün askerler ilk tepsi baklavayı getirip, Tıkandı Baba'ya teslim etmiÅŸler. "PadiÅŸahımızdandır" diyerek...
Tıkandı Baba baklavaya sevinmiÅŸ. "Ne zamandır tatlı yemiÅŸliÄŸim de yoktu" diye içinden geçirmiÅŸ. Almış tepsiyi tutmuÅŸ evinin yolunu. Yolda düÅŸünmüÅŸ kendi kendine; "Yahu ben bir canıma nasıl yerim bir tepsi baklavayı? En iyisi ben buna hiç dokunmadan satayım."
Tıkandı Baba iÅŸlek bir yol kenarına kurmuÅŸ tezgâhını baÅŸlamış; "Taze baklava! Taze baklava!" diye bağırmaya... Bu sırada yoldan geçen bir Yahudi baklavaya talip olmuÅŸ. Üç aÅŸağı beÅŸ yukarı anlaÅŸmışlar, Yahudi baklavayı alıp gitmiÅŸ... Tıkandı Baba baklavadan kazandığı ile ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Yahudi baklavayı evine götürmüÅŸ. Bir dilim atmış aÄŸzına... Fakat diÅŸine bir ÅŸey deÄŸmiÅŸ... Bu nedir diye bir bakmış ki; altın. Ve baklavanın her diliminin altında bir tane altın... Yahudi bu duruma anlam veremese de ertesi gün tekrar aynı yere gitmiÅŸ ki; aynı adamı görür müyüm diye... Bakmış ki adam orada... DemiÅŸ ki; "Sen her akÅŸam burada olacaksan, biraz indirim yap da ben her akÅŸam alayım bu baklavaları senden." Tıkandı Baba kabul etmiÅŸ ve her akÅŸam baklavayı Yahudi'ye satmaya baÅŸlamış.
Sultan Mahmut, bir ay baklava gönderdikten sonra; "Bakalım Tıkandı Baba ÅŸimdi ne durumda?" deyip adamlarıyla beraber tutmuÅŸ kahvenin yolunu. Fakat bu kez kıyafet deÄŸiÅŸtirmeden... Sultan Mahmut bakmış ki; Tıkandı Baba aynı tas aynı hamam. Ne uzamış ne kısalmış. Yine aynı kahvehanede, ekmek kavgasında... Sultan Mahmut, Tıkandı Baba'yı yanına çağırtıp sormuÅŸ:
- Tıkandı Baba sana yolladığım baklavaları almadın mı?
Tıkandı Baba biraz mahcup:
- Geldi hünkârım, demiÅŸ. Ben de satıp ihtiyaçlarımı giderdim. Duacınızım.
Sultan Mahmut, bunu duyunca tebessüm etmiÅŸ. "Anlaşıldı Tıkandı Baba, sen gel bakalım benimle" demiÅŸ. Birlikte sarayın yolunu tutmuÅŸlar. Saraya varınca Sultan Mahmut, Tıkandı Baba'yı doÄŸruca hazine odasına götürmüÅŸ. Sultan Mahmut, Tıkandı Baba'nın eline bir kürek tutuÅŸturup:
- Baba daldır bakalım küreÄŸi istediÄŸin yere... KüreÄŸin üzerinde ne kalırsa senindir, demiÅŸ.
Bunu duyan Tıkandı Baba öyle heyecanlanmış ki; küreÄŸi ters tuttuÄŸunu fark etmemiÅŸ bile... Hızla küreÄŸi daldırıp çıkarmış ama ne çare? Kürek ters olunca üzerinde bir tanecik altın kalmış o da düÅŸtü düÅŸecek... Derken o da düÅŸmüÅŸ. Sultan Mahmut:
- Baba, demiÅŸ. Senin buradan nasibin yok! Sen ÅŸu bizim askerleri takip et. Onlar ne derse yap.
Tıkandı Baba boynunu büküp düÅŸmüÅŸ askerlerin önüne... Sultan Mahmut askerlerden birini yanına çağırmış:
- Bu adamı alın Üsküdar'a götürün, demiÅŸ. Deyin ki; baba bir taÅŸ seç. SeçtiÄŸi taÅŸa karışmayın. Sonra deyin ki; seçtiÄŸin taşı fırlat. Tıkandı Baba taşı ne kadar uzaÄŸa atarsa; durduÄŸu yerden taşı attığı yere kadar ona verin.
Askerler Tıkandı Baba'yı alıp Üsküdar'a götürmüÅŸ. DemiÅŸler ki baba bir taÅŸ seç. Tıkandı Baba sormuÅŸ "Ne için ki?" diye ama askerler bir ÅŸey söylememiÅŸ. Tıkandı Baba; ÅŸu büyüktü, ÅŸu küçüktü, ÅŸu yamuktu derken kocaman bir kayaya sarılmış demiÅŸ ki seçtiÄŸim taÅŸ budur. Askerler demiÅŸ ki; "Baba sen ÅŸimdi bu taşı fırlat, ne kadar uzaÄŸa atarsan o kadar yer senindir." Bunu duyan Tıkandı Baba heyecanla seçtiÄŸi taÅŸa atılmış, güç bela yerden kaldırmış. Fakat taşın ağırlığını direyemeyip elinde taÅŸ olduÄŸu halde sırtüstü devrilmiÅŸ. TaÅŸ da üzerine düÅŸtüÄŸünden oracıkta can vermiÅŸ. Askerler gidip durumu Sultan Mahmut'a anlattıklarında, Sultan Mahmut o meÅŸhur sözünü söylemiÅŸ:
- Vermeyince Mabut, neylesin Sultan Mahmut.

Next article:
Herkes Yediğinden İkram eder İsmail :) (11 years ago)

ESim
or
Register for free:
Only letters, numbers, underscore and space are allowed (A-Z,a-z,0-9,_,' ')
Show more

By clicking 'Sign Up!', you agree to the Rules and that you have read the Privacy Policy.

About the game:


USA as a world power? In E-Sim it is possible!

In E-Sim we have a huge, living world, which is a mirror copy of the Earth. Well, maybe not completely mirrored, because the balance of power in this virtual world looks a bit different than in real life. In E-Sim, USA does not have to be a world superpower, It can be efficiently managed as a much smaller country that has entrepreneurial citizens that support it's foundation. Everything depends on the players themselves and how they decide to shape the political map of the game.

Work for the good of your country and see it rise to an empire.

Activities in this game are divided into several modules. First is the economy as a citizen in a country of your choice you must work to earn money, which you will get to spend for example, on food or purchase of weapons which are critical for your progress as a fighter. You will work in either private companies which are owned by players or government companies which are owned by the state. After progressing in the game you will finally get the opportunity to set up your own business and hire other players. If it prospers, we can even change it into a joint-stock company and enter the stock market and get even more money in this way.


In E-Sim, international wars are nothing out of the ordinary.

"E-Sim is one of the most unique browser games out there"

Become an influential politician.

The second module is a politics. Just like in real life politics in E-Sim are an extremely powerful tool that can be used for your own purposes. From time to time there are elections in the game in which you will not only vote, but also have the ability to run for the head of the party you're in. You can also apply for congress, where once elected you will be given the right to vote on laws proposed by your fellow congress members or your president and propose laws yourself. Voting on laws is important for your country as it can shape the lives of those around you. You can also try to become the head of a given party, and even take part in presidential elections and decide on the shape of the foreign policy of a given state (for example, who to declare war on). Career in politics is obviously not easy and in order to succeed in it, you have to have a good plan and compete for the votes of voters.


You can go bankrupt or become a rich man while playing the stock market.

The international war.

The last and probably the most important module is military. In E-Sim, countries are constantly fighting each other for control over territories which in return grant them access to more valuable raw materials. For this purpose, they form alliances, they fight international wars, but they also have to deal with, for example, uprisings in conquered countries or civil wars, which may explode on their territory. You can also take part in these clashes, although you are also given the opportunity to lead a life as a pacifist who focuses on other activities in the game (for example, running a successful newspaper or selling products).


At the auction you can sell or buy your dream inventory.

E-Sim is a unique browser game. Its creators ensured realistic representation of the mechanisms present in the real world and gave all power to the players who shape the image of the virtual Earth according to their own. So come and join them and help your country achieve its full potential.


Invest, produce and sell - be an entrepreneur in E-Sim.


Take part in numerous events for the E-Sim community.


| Terms of Service | Privacy policy | Support | Alpha | Luxia | Primera | Secura | Suna | Vexa | Riva | Muna | e-Sim: Countryballs Country Game
PLAY ON